tag: chp

Yerel Seçimler

26 Mart 2009, Perşembe

Yerel seçimlere 2 gün kaldı. Bu kadar az zaman kalmışken AK Parti’nin çirkin oyunlarının, küçük sayılabilecek çevremde dahi ne kadar belirgin bir hal aldığını gözlemlemek zor değil.

Ankara‘da oylarının Mansur Yavaş tarafından bölünmesi sonucunda kaybedeceğini hisseden İ. Melih metrolarda seviyesiz iftiralarının yer aldığı el broşürlerini dağıtırken, Eskişehir‘de Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen‘in ailesini hedef alan asılsız iddialar, onlara göre yandaş sayılmayan medya grupları tarafından yayınlanıyor. Bunlara ek olarak İ. Melih; Kılıçdaroğlu tartışmasındaki başarısızlığının faturasını kestiği Uğur Dündar’ı bulduğu her fırsatta kötülüyor. Geçtiğimiz gün yayınlanan ikinci iddianamede yer alan ve Dündar’ın mesleki geçmişini ve aile namusunu ayaklar altına alan bölümler, kimlerin egosunu ne şekilde tatmin etmek için konulmuş kim bilir.

Dağıtılan kömür, para ve beyaz eşyayı alarak demokratik haklarını satılığa çıkarmış insanların saha çalışmalarına çıkıp hak, hukuk ve adaleti mazlum edebiyatını da söylemlerine entegre ederek savunmasını komik ve yersiz buluyorum.

Olanları görmek umut zedeleyici olsa da milletime güvenim sonsuz.

Bilkent’ten Bir Abbas Geçti

12 Şubat 2009, Perşembe

Geçtiğimiz gece Bilkent Üniversitesi’nde gerçekleşen Abbas Güçlü ile Genç Bakış programına CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Karayalçın konuk oldu.

Tartışmanın konusu, tahmin edebileceğiniz üzere, yaklaşan yerel seçimlerde Ankara’nın durumuydu. Fakat ne yazık ki, Abbas Güçlü gibi sunum teknikleri konusunda antitez olabilecek niteliklere sahip bir zat-ı muhteremin Bilkent Üniversitesi’ndeki öğrenci profili hakkındaki düşüncesiz değerlendirmeleri, tartışmanın Ankara’dan Bilkent’e kaymasına sebep oldu… Sözde eğitimci kişiliğiyle Bilkent öğrencilerini şakşakçı, soru sormaktan, hakkını aramaktan aciz, ezberci, apolitik ve tabiri caiz ise zengin bebesi olmakla itham etmekle kalmadı, yaptığı bu değerlendirmeler salondan yoğun tepki almasına rağmen geri adım atma olgunluğunu gösteremedi. Bir Bilkent öğrencisi olarak, tüm bu düşünceleri nedeniyle Abbas Güçlü’yü kınıyorum…

Söylemeden geçemeyeceğim… Bu ithamlara istinaden söz alan arkadaş paralı okuyan öğrencilerin de ÖSS’de belli bir taban puana göre yerleştirildiğini, bu sebeple gerizekalı olamayacaklarını savundu. Tabii Türkiye 55.si olarak Bilkent’i tercih ettiğini de laf arasına katmayı unutmadı… Şimdi bu arkadaşa sormak istiyorum… ÖSS derecesi / puanı insanların zekası hakkında fikir beyan etmek için yeterli bir ölçüt müdür? Güzel kardeşim… Madem burssuz öğrencilerin zeka düzeyini savunuyorsun, niye böyle bir çelişkiye düşüyorsun. Bak üstelik Türkiye 55. siymişsin. Yakışıyor mu hiç?

Seçmen Listeleri

23 Aralık 2008, Salı

26 aralık 2008 cuma günü seçmen listeleri yeniden muhtarlıklarda askıya alınacak ve sadece o gün askıda kalacaktır. kütüğü eskişehir‘de olan arkadaşlar mutlaka ikamet ettikleri muhtarlıklardan listelerde isimlerinin olup olmadığını kontrol etmelidirler.

listelerde isminiz yer almıyor ve odunpazarı semtinde ikamet ediyorsanız valilik yanındaki nüfus müdürlüğüne, tepebaşı semtinde ikamet ediyorsanız ise ismet inönü caddesindeki esgaz binası 1.kata başvurabilirsiniz.

oyuna gelmeyin. eskişehir’e sahip çıkın!

Saçmalıyoruz

14 Aralık 2008, Pazar

7-8 gün oluyor Eskişehir‘e geleli malum bayram tatili filan… Zamanı çoğunlukla evde geçen hemen her Türk evladı gibi ben de televizyon karşısında vakit öldürüyorum.

Her ne kadar sevmediğim bir iletişim aracı da olsa çevredeki tüm muhabbetin “Üzüm Var Ümit” ve “Umrumda Değil Şeyda” üzerinden döndüğünü gördükçe insan ister istemez kendini Sahra hanımın tabaklarından çıkan kılların akıbetini izlerken buluyor. Hani bir laf vardır tecavüz kaçınılmazsa diye o hesap. Aslında bize ne Nil’in aşifteliğinden, bize ne açılan kutudan kırmızı veya mavi çıkmasından di mi?

Diyorum ki artık tamam, bitti herşey, düşünecek birşeyimiz kalmamış bizim toplum olarak. Yolsuzluklar, açılımlar, seçimler, ayaklanmalar yapıladursun biz kutu açalım, Ümit’in alamadığı puanlara üzülelim. Koyun misali televizyon başında kıç büyüten Türk halkına 100 puan, 16 yaşındaki bir çocuk için aslanlar gibi ayaklanan Yunan halkına 0 puan veriyorum. Ayrıca kimyonu da fazla kaçmış bunun… Eved…

CHP’nin Kara Çarşaf Açılımı

18 Kasım 2008, Salı

Ankara’daki partiye katılım töreninde genel başkan sayın Deniz Baykal kara çarşaflı birkaç kadına rozet takmış.

Cumhuriyet Halk Partisinin, yerel seçimler öncesi böyle bir olayla medyanın ve doğal olarak hükümetin diline düşmesi büyük talihsizlik. Kaldı ki CHP Program ve Tüzük kurultayına 6 temel alanda 16 reform, 23 öncelikli hedef ve 58 iddia ile gidiyorken bu “kara çarşaf” olayı hem partinin prestijine zarar verecek hem de gelecekte yapılacaklara gölge düşürecek. CHP, bilinçli seçmenler için birşey üretemediği için böyle yollara başvuruyor diyecekler.

Bu konuda daha ayrıntılı, bir miktar sert eleştiriler de yazdım taslak aşamasında. Fakat yayınlamakta acele etmeyerek, Deniz Baykal’ın konu hakkında bir açıklama yapmasını bekledim. Açıklamadan sonra bunun AK Parti’ye mahkumiyet zincirini kırma amacıyla yapılmış, plansız ama önceden Bülent Ecevit’le birlikte ön görülmüş bir hamle olduğu anlaşılıyor. 

Ne diyelim, hayırlısı olsun. CHP bu şekilde iktidara gelecekse, o da kabulümüz.