tag: ankara

Uzun Bir Aradan Sonra

20 Temmuz 2009, Pazartesi

11 Mayıstan bu yana blog ile ilgilenmemekteydim. Geçenlerde Google PR güncellemesi sonucunda 2 olan pr’ımın 3′e yükseldiğini farkettim. Benim bile 2 aydır girmemiş olmama rağmen Google’ın bana böyle bir kıyak geçmesinin arkasında doğa üstü bazı güçlerin olduğu düşüncesi kafamı yiyip bitirmekteyken, “dur hele biraz ilgileneyim siteyle de bi işe yarasın PR artışı” dedim.

Uzuuunca bir aradan sonra neler yaşandığına dair ufak bir özet geçecek olursak…

  • Okulda 3. senem bitti. Kaldığım ders yok bu dönem. Geriden ders de alıyordum ama hiçbirinden kalmamış olmam sevindirdi.
  • Yaz okuluna kaldım CS 202 alabilmek için, haftaya bitiyor.
  • Yaz stajı için Ford Otosan İnönü Fabrikasından kabul almama karşın tesiste Bilgisayar Mühendisi bulunmaması sebebiyle okula kabul ettiremedim. Son dakika hamlesiyle Cyber Park‘da yer alan bir bilişim şirketinde 3 Ağustos’ta başlamak üzere kabul aldım.
  • Babam kaza geçirdi. Ankara’daydım, sınavlarım var diye benden saklamışlar. Bir hafta sonra Eskişehir’e gittiğimde haberim oldu.

İşte böyle…

Yerel Seçimler

26 Mart 2009, Perşembe

Yerel seçimlere 2 gün kaldı. Bu kadar az zaman kalmışken AK Parti’nin çirkin oyunlarının, küçük sayılabilecek çevremde dahi ne kadar belirgin bir hal aldığını gözlemlemek zor değil.

Ankara‘da oylarının Mansur Yavaş tarafından bölünmesi sonucunda kaybedeceğini hisseden İ. Melih metrolarda seviyesiz iftiralarının yer aldığı el broşürlerini dağıtırken, Eskişehir‘de Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen‘in ailesini hedef alan asılsız iddialar, onlara göre yandaş sayılmayan medya grupları tarafından yayınlanıyor. Bunlara ek olarak İ. Melih; Kılıçdaroğlu tartışmasındaki başarısızlığının faturasını kestiği Uğur Dündar’ı bulduğu her fırsatta kötülüyor. Geçtiğimiz gün yayınlanan ikinci iddianamede yer alan ve Dündar’ın mesleki geçmişini ve aile namusunu ayaklar altına alan bölümler, kimlerin egosunu ne şekilde tatmin etmek için konulmuş kim bilir.

Dağıtılan kömür, para ve beyaz eşyayı alarak demokratik haklarını satılığa çıkarmış insanların saha çalışmalarına çıkıp hak, hukuk ve adaleti mazlum edebiyatını da söylemlerine entegre ederek savunmasını komik ve yersiz buluyorum.

Olanları görmek umut zedeleyici olsa da milletime güvenim sonsuz.

Kısa Kısa

18 Mart 2009, Çarşamba
  • Ankara’nın iklimini anlamak mümkün değil. 1 saat kadar kar yağıyor, sonra güneş çıkıyor. Karlar eriyor, tekrar yağıyor, tekrar eriyor. Bu muzip iklimde İ. Melih‘in parmağı olduğunundan şüpheleniyorum. Oynama Melihcim şu bulutlarla. Gel balon var burda bak. :D
  • Bahar dönemi hızlı başladı her zamanki gibi. Quiz, ödev, sınavlar son sürat devam ediyor.
  • Bilkent’te üçüncü senem; ring denilen inanılmaz nimeti yeni keşfettim. Bu nasıl bir kolaylıktır yarrebim. Mühendislik fakültesinde biniyorsun, yurda kadar çıkartıyor. Muazzam.
  • Yurtlar Müdürlüğünün ortak mutfak ve çalışma odası düşüncesini gayet olumlu bulmuştum. Dönem başında kız-erkek karışık düzende restore edilen 77.yurdu geçtiğimiz günlerde ziyaret etme fırsatı buldum.  Kıskanılacak bir iş çıkarmışlar.
  • Sadece övmek olmaz. Önceki maddede yazdığım yurtlarda her kata plazma koymayı uygun gören Yurtlar Müdürlüğü, aynı dönem içerisinde duşlara su tasarrufu sağlayan tazyik düşürücüleri takmış. Siz de bir çelişki görmüyor musunuz?

Bilkent’ten Bir Abbas Geçti

12 Şubat 2009, Perşembe

Geçtiğimiz gece Bilkent Üniversitesi’nde gerçekleşen Abbas Güçlü ile Genç Bakış programına CHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Karayalçın konuk oldu.

Tartışmanın konusu, tahmin edebileceğiniz üzere, yaklaşan yerel seçimlerde Ankara’nın durumuydu. Fakat ne yazık ki, Abbas Güçlü gibi sunum teknikleri konusunda antitez olabilecek niteliklere sahip bir zat-ı muhteremin Bilkent Üniversitesi’ndeki öğrenci profili hakkındaki düşüncesiz değerlendirmeleri, tartışmanın Ankara’dan Bilkent’e kaymasına sebep oldu… Sözde eğitimci kişiliğiyle Bilkent öğrencilerini şakşakçı, soru sormaktan, hakkını aramaktan aciz, ezberci, apolitik ve tabiri caiz ise zengin bebesi olmakla itham etmekle kalmadı, yaptığı bu değerlendirmeler salondan yoğun tepki almasına rağmen geri adım atma olgunluğunu gösteremedi. Bir Bilkent öğrencisi olarak, tüm bu düşünceleri nedeniyle Abbas Güçlü’yü kınıyorum…

Söylemeden geçemeyeceğim… Bu ithamlara istinaden söz alan arkadaş paralı okuyan öğrencilerin de ÖSS’de belli bir taban puana göre yerleştirildiğini, bu sebeple gerizekalı olamayacaklarını savundu. Tabii Türkiye 55.si olarak Bilkent’i tercih ettiğini de laf arasına katmayı unutmadı… Şimdi bu arkadaşa sormak istiyorum… ÖSS derecesi / puanı insanların zekası hakkında fikir beyan etmek için yeterli bir ölçüt müdür? Güzel kardeşim… Madem burssuz öğrencilerin zeka düzeyini savunuyorsun, niye böyle bir çelişkiye düşüyorsun. Bak üstelik Türkiye 55. siymişsin. Yakışıyor mu hiç?

Yeni Yılmış…

01 Ocak 2009, Perşembe

2009′a girdik. Çok değil 12-13 saat oldu. Peki ne değişti şimdi hayatımızda bir bakalım…

7 Üniversite Öğrencisi Soba Kurbanı

Ankara’nın Çankaya ilçesi Birlik Mahallesi’nde, 7 üniversite öğrencisi, karbonmonoksit zehirlenmesinden hayatını kaybetti.

AKP Ankara Adayını Açıkladı

Başbakan Erdoğan AK Parti Ankara adayının mevcut başkan Melih Gökçek olduğunu açıkladı.

Gazze’de ateşkes umudu yok

İsrail, yeni yılın ilk saatlerinde de Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına ara vermedi. BM Güvenlik Konseyi ise Gazze’deki durumu görüşmek amacıyla acil toplandı, ancak toplantıdan bir sonuç alınamadı.

Sene 2009… Değişen birşey yok… Hala insanlar sobadan zehirlenebiliyor. Hala göz göre göre dolandırılıyoruz. Hala dünya’nın bir yerlerinde insanlar ölüyor. Neyi kutluyoruz anlayamadım.

Hayatını kaybeden arkadaşlar da Bilkent’liymiş. Yakınlarına baş sağlığı diliyorum. Allah rahmet eylesin… :(