Coca Cola Efsanesi

coca cola 1800lu yillarda amerikada bulunmus. bulan vatandas georgiali bir mazlum vatandasmis. simdi gercekler.

bu vatandas bir gece garip seslerle uyanir. disari ciktiginda bir ufonun evine dogru yaklastigini gorur. alpha centuariden gelen bu uzaylilar, kendisini hipnoz ederek kendi gezegenlerine gotururler. ve orada kendilerinin dogal icme kaynagi olan ve bizim (coca cola) olarak bildigimiz sivinin formulunu verirler.

Devamı »

Kategori: Kültür & Sanat | Etiket: , , | Yorum Yaz

Dön Artık

Kategori: Muhabbet | Etiket: , , | 3 Yorum

Bilet Aranıyor | Hayırlı Bir İş

26 Şubat tarihli Mahşer-i Cümbüş gösterisine (Ankara) iki bilet aranmaktadır. Biletler son derece hayırlı bir iş için kullanılacak olup biletix fiyatının iki katını teklif etmekteyiz.
Biletix bağlantısı: http://www.biletix.com/event.htm?id=JARB0

not: bilet arkadaş için aranmakta, neymiş bu hayırlı iş sorularına hiç gerek yok zira gayet ortada ne tür bir istek olduğu, ortada bir ayrılık ve barışmak üzere bir çift var.. ;)

Bileti biraz geç de olsa bulabildik (yetiştiremesek de), emeği geçen herkese teşekkürler ;)

Kategori: Olay | Etiket: , , | Yorum Yaz

rollercoaster tycoon 2

 Disney

Yıllar önce hastası olduğum bir oyun olan Rollercoaster Tychoon 2′yi bi warez sitesinde tesadüfen rastlayarak yeniden oynadım ve gerçekten bağımlılık yaratabilecek ve yılların eskitemeyeceği bir oyun olduğu kanısına vardım. Saatlerce o tren senin bu tren benim detaylarla uğraşmak, bir oyundan beklenen en önemli şey olan “kafa boşaltma” eylemini yerine getirmekte oldukça yardımcı oluyor.. Bir de görev olayı var ki kafa boşaltmanın da ötesine geçebiliyorsunuz görevleri yerine getirmek için uğraşırken..  Bunları oyunu oynadıktan hemen sonra yazdığım için objektif davranamayabilirim ancak sanıyorum ki bu oyun gelmiş geçmiş oyunlar arasından ilk 10′a rahat girer.

Devamı »

Kategori: Bilişim | Etiket: , , | 2 Yorum

bilkent ve türban konusu

Konuya doğrudan giriyorum kusura bakmayın.. Hatırlayacak olursanız İstanbul Üniversitesi Rektörü şu sözleri söylemişti; “Bu gerginlik bizi bile etkileyecek. Belki hiç hakkımız olmadığı halde, türbanlı bir öğrenciye, Cumhuriyet ilkelerinin kıyafetlerine aykırı diye hak ettiği notu vermeyeceğiz”

Mesut Parlak’ın o cümle ile söylemek istediğini, gözlemlerime göre, bir çok kişi yanlış anlamış.

Zaten böyle türban aleyhine cümleleri cımbızlayarak çeken medya organlarının marifeti bu, düpedüz magazin haberciliği..

Bakın bu adreste Sayın Mesut Parlak’ın yazısı yer almakta..

http://www.istanbul.edu.tr/duyurular/duyuru_icerik.php?1089

Eğer ki birini “sabit fikirli”, “saplantılı” diyorsanız ve bu kişi de Türkiye’nin en prestijli üniversitelerinden birinin rektörüyse bir oturup düşünmeniz gerekir.

Ne demiş Sayın Mesut Parlak;

“belki hiç hakkımız olmadığı halde, türbanlı bir öğrenciye, cumhuriyet ilkelerinin kıyafetlerine aykırı diye hak ettiği notu vermeyeceğiz”

Peki niye demiştir bunu? Bu bir tehdit midir, yoksa gerçekleri dile getirmek mi?

Söyleyin Allah aşkına, türban üniversiteye girdiği vakit hocalar buna göre davranmayacak mı? Kılık kıyafet kanununun çıkarılma sebeplerinden biri de çeşitli görüş ve inanışlara sahip insanların yaşadığı ülkemizde, bu görüş ve inanışların kılık ve kıyafetten anlaşılmasını engellemektir. Yani dil, din, ırk gözetmeksizin insanların eşit bir şekilde yaşaması için kılık kıyafet kanunu vazgeçilmezdir. Bu şekilde üzerinde oynamalar toplumun her kesiminde bölünmelere sebep olacaktır. Bu bölünmelerin sonuçlarından biri de öğrencilerin notlarının kılık ve kıyafetlerine göre şekillenmesidir. Bu sadece türbanlı öğrencilere karşı olmayacaktır. Aynı şekilde dindar hoca türban takmayan öğrenciye de bu ayrımı yapabilir.

Bu konuda benim görüşlerim bu şekilde. Bilkent Üniversitesi’nin suskun kalması “Biz işimize bakarız, başkalarının işine karışmayız” şeklinde yorumlanmamalı. Nitekim konu üniversiteleri ilgilendirmekte ve suskun kalmak benim görüşümdeki insanlarca çok farklı şekilde yorumlanmaktadır.

Devamı »

Kategori: Gündeme Dair | Etiket: , , , , , | 4 Yorum

Her Nefs

istiklal | istanbul

Günlerden neydi, bu uzandığı yatak kimindi bilmiyor. Hayal ve gerçeği birbirine karıştıran gözleri, el yordamı çizdiği pencere pervazına takılıyor ara sıra ve hatırlayamadığı bir günde, işte o günde terk edilmiş gibi nefessiz kaldığını duyumsuyor. Arasıra kapısı çalınır gibi oluyor, o geldi diye korkuyor. Oysa gelişi korkutmamalıydı, değil mi? Aşk artık bizim dışımızda gelişen, korkutucu bir gecenin yarını gibi. Metanetle bekliyor. Gölgelerin bu karanlığı silip süpürmesini. Sensiz olmaz diyen ruhunun yarısını, kendi elleriyle öldürüyor . Kendi kanıyla duvara yazmayı hayal ettiği birkaç sözcük, soluduğu havayı yararak yol alıyor. Pencere camında ondan kalan son sözler, her nefeste tekrar can kazanıyor. “İnsanoğlu, aydınlanmayı bekleyen bir sokak sanki. Bir sokak ki; şu anlamsız hayatta, içinden geçenlerin nereye gittiğini, ne yaptığını bilmeksizin yaşayan soluk alan, adeta dilsiz bir insanmışçasına. Sadece görevini yerine getiriyor. Bir gün o sokak, içini yiyip bitiren kederi karanlığa gömecek. Güneş bir gün o sokaktan da doğacak. Buna şüphe yok. Her nefs ölümü tadacak ”

Çiğdem Ağbulak & Onur Şentüre

2006

Kategori: Hayat | Etiket: , , | 7 Yorum

Devrim

Temiz kalan tek yerdir devrim
bütün bir yıl
kirlenen duvarda
ama görebilmek için
asıldığı çividen indirilmelidir
yaprakları biten takvim

Zorbalara direnmektir devrim
bir çocuğun
annesinin çantasından aldığı paraları
altına gizlediğini
söylememiştir dövülen
hiçbir halı

İçinde yaşamaktır devrim
dikiş kutusunun
ve topluiğneler gibi
bir arada olmayı gerektirir
karşı koyabilmek için zulmüne
makas denilen patronun

Gece ışıklar arasında koşmaktır devrim
ateş böceklerini
yakalamak isteyen çocukların
peşine takılır gün gelir
yanıp sönen mavi ışıkları
polis arabalarının

Kağıt bir gemidir devrim
bütün gemiler
hurdaya çıksa da sonunda
taşıdığı özgürlük şiiriyle
batmadan yüzer nicedir
dünya sularında

Kim bilir kaç yunus görmüş
kaç deniz gezmiş…

sunay akın

Kategori: Kültür & Sanat | Etiket: , , , , | Yorum Yaz