Hayat

İçten Gelenler

Uzun Bir Aradan Sonra

20 Temmuz 2009, Pazartesi

11 Mayıstan bu yana blog ile ilgilenmemekteydim. Geçenlerde Google PR güncellemesi sonucunda 2 olan pr’ımın 3′e yükseldiğini farkettim. Benim bile 2 aydır girmemiş olmama rağmen Google’ın bana böyle bir kıyak geçmesinin arkasında doğa üstü bazı güçlerin olduğu düşüncesi kafamı yiyip bitirmekteyken, “dur hele biraz ilgileneyim siteyle de bi işe yarasın PR artışı” dedim.

Uzuuunca bir aradan sonra neler yaşandığına dair ufak bir özet geçecek olursak…

  • Okulda 3. senem bitti. Kaldığım ders yok bu dönem. Geriden ders de alıyordum ama hiçbirinden kalmamış olmam sevindirdi.
  • Yaz okuluna kaldım CS 202 alabilmek için, haftaya bitiyor.
  • Yaz stajı için Ford Otosan İnönü Fabrikasından kabul almama karşın tesiste Bilgisayar Mühendisi bulunmaması sebebiyle okula kabul ettiremedim. Son dakika hamlesiyle Cyber Park‘da yer alan bir bilişim şirketinde 3 Ağustos’ta başlamak üzere kabul aldım.
  • Babam kaza geçirdi. Ankara’daydım, sınavlarım var diye benden saklamışlar. Bir hafta sonra Eskişehir’e gittiğimde haberim oldu.

İşte böyle…

insanoğluna öğütler

07 Şubat 2009, Cumartesi

Ben küçükken serisinin üçüncü yazısında geçirdiğim hastalıklara dair birşeyler anlatayım istedim.

Sağlık geçmişimle ilgili aklıma gelen ilk anım şöyle gelişiyor; bir bayram sabahı… Antalya’dan teyzemler gelmiş, kurban kesmeye Kaymaz’a gidicez. (yanlış hatırlamıyorsam) Neyse, kalktım inanılmaz bir baş ağrısı çekiyorum… Ecza dolabına boyumun yetişemeyeceği bir yaşta olduğumdan hatta yetişse bile hangi ilacı seçemeyeceğime inanıldığından olacak ki anneme söyledim. Annem bir ilaç verdi. İlacın ağrı kesici olmadığını söylemiş olmama karşın bayram telaşesinin de etkisiyle kaale alınmadım. Tabii yapıcak birşey olmadığından zorla o ilacı içmek durumunda kaldım. Hemen sonra içtiğim ilacın ağrı kesici olmadığı anlaşıldı. Bütün bayram telaşı unutuldu. Zehirlenmiştim… :) Hemen hastane yoluna düşüldü, yolda fenalaştığımı söylememe gerek yoktur heralde. (böyle diyince söylemiş olmuyorum sanki) Neyse efendim midem yıkanıyor serum takılıyor vesaire derken iyileşiyorum, olan bayrama oluyor…

Şimdi bu yazıdan nasıl bir sonuç çıkarmamız gerekiyor? İnsan evladı ilaç içerken veya bir başkasına ilaç verirken (bilhassa oğlu söz konusuysa) biraz dikkat etmeli. Hele hele bu insan evladı, annem gibi sağlıkçıysa kombo hiper multi oranda daha dikkat etmeli. Sağlık ciddi bir mevzu nitekim.

Yazının başında olaylar demişim gerçi ama bu konuda kıl dönmesi ameliyatım, bademcik ameliyatım ve birkaç kırık çıkık tendon kopması olaylarından daha ilginç anılarım çok şükür ki yok. Şükretmeli insan…

Ne demiş Barış abimiz;

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi
Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi

Yalan Rüzgarı

21 Kasım 2008, Cuma

Yalan Rüzgarı; bir çoğumuzun severek izlediği, bir çoğumuzun büyük bir nefret beslediği dizilerdendir. Hangi birimizin aklına Krikit, Eşli, Viktır yada ne bileyim Daglıs diyince birşeyler gelmiyor. Bir dönemin çocukluğu, hatta uzun bir dizi (!) olduğundan gençliği (çok şükür ki çocuklukla atlattım) bu diziyle geçip tükenmiştir. Ben de o jenerasyona dahil biri olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki; Yalan Rüzgarı küçüklüğüme dair büyük bir hatıradır. Çoğu zaman atarim ile oyun oynayamama, çizgi film ile çakışma yaşanan saatlerde gerginliklere sebep olsa da güzel bir anıydı Yalan Rüzgarı. Sonraları benzer formatta birçok dizi çekildi ama evlerdeki televizyon sayısının artması ile aile içi gerginliklere Yalan Rüzgarı kadar sebep olmadılar.

Tanrı

20 Kasım 2008, Perşembe

Hayata bakış açısını belirleyen en önemli faktör şüphesiz ki inançtır. Kimi insanüstü varlıklara inanır, kimi bir düşünceye. Bazıları vardır umursamaz dalga geçer. İşte üstte de tüm bunların bileşkesini oluşturan bir fotografı görüyorsunuz. Fotograf ülkemizin en önemli ilim irfan yuvalarından biri olan Bilkent Üniversitesinde çekilmiştir. Eved.

Çocuk İstismarını Durdurun!

03 Kasım 2008, Pazartesi

Çiller dönemi Türkiyesi… İşsizlik her zamanki gibi hat safhada… 93 model bir Renault Fairway’in içerisinde 6 yaşında bir çocuk… Teypte çalan ve alışılagelmişin çok dışında bir şarkı…

(daha fazla…)