author archive

Yeniden

11 Şubat 2010, Perşembe

Yazmak kolay bir iş değil. Bunu bi rutine koymaya çalışınca zorluğu daha hissedilir oluyor. Geriye dönüp baktığımda OnurSenture.Com’a düzenli yazma işini başlarda bi derece başarmış olsam da yakın tarihte pek de becerememiş olduğumu gördüm. Bunda twitter, friendfeed, facebook gibi dikkat dağıtıcı, zaman öldürücü sitelerin etkisi olduğu gibi, üretken bi moddan iyice tüketici moduna geçmemin de büyük etkisi var. Her hafta yayınlanan diziler, başladığım bitiremediğim oyunlar, filmler, rss reader’a düşen bir ton yazı ve hepsinden daha önemlisi okulun yoğun temposu blog ile ilgilenmeme engel oldu. Bu gidişe bir son vermek için diğer işlerle daha az ilgilenerek, blogla ilgilenmeye karar verdim. Önümüzdeki günlerde ne olur bilemem gerçi.

Blog’un yeniden aktif olabilmesi için ön koşul yeni bir görünüm ve yeni bir formattı. Görünüm olayını Venidro‘nun tasarlamış olduğu Venth isimli temayla hallettim. Şimdilik güzel gözüküyor. Formatta yapılacak değişiklikler henüz netleşmiş değil ama eskisine oranla daha minimal ve daha sık paylaşımlar olacak artık.

MÜ-YAP’a Protesto

24 Eylül 2009, Perşembe

Friendfeed‘deki MÜ-YAP tartışmalarından sonra bir grup kuruldu ve orada konuyla ilgili neler yapılabileceği tartışıldı. Çok başarılı fikirler bulunduktan sonra ise son olarak bu fikrin hayata geçirilmesine karar verildi. Yapacağınız şey çok basit. Gördüğünüz bu CD kapaklarını, içine boş bir CD koyup (veya ne koymak istersiniz onu), aşağıda verdiğimiz adrese postlamanız yeterli. Eylemin başarılı olması için herkesin bu hareketi desteklemesi gerekiyor. Kuryeye verseniz bile olur. Yeter ki katılın.
Adres: Mü-Yap Bağlantılı Hak Sahibi Fonogram Yapımcıları Meslek Birliği Kuloğlu Mah. Turnacıbaşı Sok. No:16 Kat:5 80070 Beyoğlu istanbul.
CD Kapakları indirme linki: MÜ-YAP CD

kaynak: elma+alt+shift

Ne kadar pratikte işe yaramayacağı kanısında olsam da ilk fırsatta göndereceğim, karınca misali…

Uzun Bir Aradan Sonra

20 Temmuz 2009, Pazartesi

11 Mayıstan bu yana blog ile ilgilenmemekteydim. Geçenlerde Google PR güncellemesi sonucunda 2 olan pr’ımın 3′e yükseldiğini farkettim. Benim bile 2 aydır girmemiş olmama rağmen Google’ın bana böyle bir kıyak geçmesinin arkasında doğa üstü bazı güçlerin olduğu düşüncesi kafamı yiyip bitirmekteyken, “dur hele biraz ilgileneyim siteyle de bi işe yarasın PR artışı” dedim.

Uzuuunca bir aradan sonra neler yaşandığına dair ufak bir özet geçecek olursak…

  • Okulda 3. senem bitti. Kaldığım ders yok bu dönem. Geriden ders de alıyordum ama hiçbirinden kalmamış olmam sevindirdi.
  • Yaz okuluna kaldım CS 202 alabilmek için, haftaya bitiyor.
  • Yaz stajı için Ford Otosan İnönü Fabrikasından kabul almama karşın tesiste Bilgisayar Mühendisi bulunmaması sebebiyle okula kabul ettiremedim. Son dakika hamlesiyle Cyber Park‘da yer alan bir bilişim şirketinde 3 Ağustos’ta başlamak üzere kabul aldım.
  • Babam kaza geçirdi. Ankara’daydım, sınavlarım var diye benden saklamışlar. Bir hafta sonra Eskişehir’e gittiğimde haberim oldu.

İşte böyle…

Sansüre Sansür Yay! Hareketi

11 Mayıs 2009, Pazartesi

Sanal ortamdaki keyfi sansürleme politikasının gerçek hayata da ulaşması kaçınılmaz hale gelmiştir. Bugün “müstehcen” bulunarak kapatılan bir site, yarın bir heykele, bir filme, bir kitaba dönüşecektir. Sanal ortamdaki yasaklamaların, eninde sonunda sokakta izdüşümleri olacaktır.

Dolayısıyla, çok geç olmadan SansüreSansür demenin zamanıdır.

SansüreSansür ekibi yenilenen sitesiyle 11 Mayıs 2009 Yay! Hareketini başlatmıştır.

Ayrıntılı bilgi için http://www.sansuresansur.org/yay-hareketi adresini kullabilirsiniz.

Bugün internetine sansür, yarın hayatına sansür. Sessiz kalma.

Yerel Seçimler

26 Mart 2009, Perşembe

Yerel seçimlere 2 gün kaldı. Bu kadar az zaman kalmışken AK Parti’nin çirkin oyunlarının, küçük sayılabilecek çevremde dahi ne kadar belirgin bir hal aldığını gözlemlemek zor değil.

Ankara‘da oylarının Mansur Yavaş tarafından bölünmesi sonucunda kaybedeceğini hisseden İ. Melih metrolarda seviyesiz iftiralarının yer aldığı el broşürlerini dağıtırken, Eskişehir‘de Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen‘in ailesini hedef alan asılsız iddialar, onlara göre yandaş sayılmayan medya grupları tarafından yayınlanıyor. Bunlara ek olarak İ. Melih; Kılıçdaroğlu tartışmasındaki başarısızlığının faturasını kestiği Uğur Dündar’ı bulduğu her fırsatta kötülüyor. Geçtiğimiz gün yayınlanan ikinci iddianamede yer alan ve Dündar’ın mesleki geçmişini ve aile namusunu ayaklar altına alan bölümler, kimlerin egosunu ne şekilde tatmin etmek için konulmuş kim bilir.

Dağıtılan kömür, para ve beyaz eşyayı alarak demokratik haklarını satılığa çıkarmış insanların saha çalışmalarına çıkıp hak, hukuk ve adaleti mazlum edebiyatını da söylemlerine entegre ederek savunmasını komik ve yersiz buluyorum.

Olanları görmek umut zedeleyici olsa da milletime güvenim sonsuz.